Birlikte yapılması zorunlu estetik ameliyatlar

Vücut ve yüzde estetik görünümü sağlamak için germe, doldurma, kaldırma ve kontür restorasyonu gibi pek çok cerrahi işlem gerçekleştirilmektedir. Bir bölgeye estetik bir dokunuş gerektiğinde iyi sonuca ulaşabilmek için o bölgeye komşu dokunun da çoğunlukla aynı anda ya da bazı durumlarda 2. bir seansta ameliyat edilmesi gerekebilir.

Bu durumları tam olarak sınıflamak güçtür. Çünkü cerrahın klinik tecrübeleri ile elde ettiği bilgi kazanımları bu işlemlerin planlanmasını sağlar. Bazı kombinasyonlar uzun yıllardır kullanıldığından pek çok cerrah tarafından kabul edilmiş ve normal bir kaide haline gelmiştir. Ancak bazıları ise daha çok kişisel tecrübe ve tercihe bağlı olarak kullanılmaktadır. Şimdi aşağıdaki paragraflarda bunlara ilişkin örnekler vermeye çalışacağım.

Burun estetiği ve septum deviasyonu

Burun estetiği ameliyatı sırasında septal deviasyonun da düzeltilmesi yukarıda tüm cerrahların yaptığı kombinasyona örnektir. Burundan estetik olmak üzere başvuran hastaları yaklaşık ¾ ünde burun orta duvarı yani septumda eğrilik vardır. Bu eğrilik bazılarında hafif ve nefes almayı engellemeyen durumda iken, bazılarında ileri derecede ve tek ya da çift taraflı nefes almayı engeller konumdadır.

Devisyonun düzeltilip, burun hava pasajının rahatlatılması burunun şeklini düzeltmede kullanacağımız kıkırdak greftlerini bize sağlar. Burun sırt ve uç açılarının uygun ölçüde yapılması da nefes almanın restorasyonuna olumlu etki sağlar. Yani anlayacağınız üzere bu iki işlemin birlikte yapılması zorunlu bir kombinasyondur. Daha detaylı bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz: https://www.defneerkara.com/septum-deviasyonu-olan-burunlarda-estetik.html

Karın germe ve liposuction

Doğumlar ya da kilo alıp verme sonrası karın alt derisinde sarkma oluşan hastalara karın germe işlemi uygulanır. Bu işlem uygulanacak kişilerde estetik açıdan daha güzel bir görünüm elde etmek için karın üst deri ve bel bölgesinde yağlanma var ise bu bölgelerin de aynı işlem sırasında liposuction işlemi ile inceltilmesi gerekir. Buna yönelik olumlu sonuçlar da cerrahların çoğu tarafından kabul gördüğünden liposuction ile karın germe kombinasyonu da çok tercih edilen zorunlu bir estetik kombinasyondur.

Bu konuda ufak bir paylaşım daha yapmak isterim. Bazen yeterli kilo vermeyen kişiler de de karın germe yapılması ihtiyacı olabilir. Bu durumda karın ve bel liposuctionının etkin bir şekilde yapılması ve kişinin o bölgeden hızlı kilo vermesinin sağlanması ve 6 ay sonra karın germe işleminin yapılması daha sağlıklı bir tercih olabilir.

Yüz bölgesinin kombine ameliyatları

40 yaş sonrası göz çevresindeki kırışıklık, torbalanma ve deri bollukları kişilerde estetik kaygılara yol açabilir. Botoks ve dolgu işlemlerinden yeterli sonuç sağlanamaz ise alt ve üst göz kapağı estetiği işlemi yapılması gerekebilir. Alt, üst göz kapağı işlemi, bilhassa üst kapak estetiği hızlı iyileşen ve kişinin estetik görünümünü düzelten ve görüş alanını arttıran etkili ameliyatlardandır.

Çoğu kişide tek başlarına yeterli estetik sonuç sağlarlar. Ancak bazı durumlarda yüzdeki diğer işlemler ile kombine edilmeleri sonucun etkinliğini arttırır. Bu durum kişisel özelliklere bağlı olarak bazen zorunluluk iken bazen de tatlının üzerine eklenen kaymaktır. Örneğin şakak düşüklüğü olan kişide şakak germe ve üst göz kapağı estetiğinin kombinasyonu, orta yüz germe ya da yüze yağ enjeksiyonu ile alt göz kapağı estetiğinin kombinasyonu gibi. İşlemlerin vereceği etkiler ayrıntılı olarak tartışılarak kişinin şartları ile uyumlu ise bir arada yapılabilir.

Labioplasti ve dış dudak yağ enjeksiyonu

İç dudakların sarkması ya da büyük olması toplumumuzda sıkça rastladığımız genital bölge estetiği sorunudur. İç dudakların konum ve büyüklüğü değerlendirilirken komşu dış dudak da mutlaka hesaba katılmalıdır. Bazen iç dudak sarkmasına dış dudağın çok belirsiz olması eşlik edebilir ve hatta bu durum iç dudağın olduğundan daha büyük algılanmasına neden olabilir. Bu durumda labioplasti işlemine dış dudağa yağ enjeksiyonu işleminin eklenmesi daha güzel bir estetik sonuç sağlar. Bu iki işlem bir arada da yapılabilir. Ya da labioplastiden 2 ay sonra dış dudaklara yağ enjeksiyonu işlemi yapılabilir.

Bu zorunlu kombinasyon listesi çok daha uzatılabilir. En çok çarpıcı olan ve en sık kullanılan farklı bölgelerdeki uygulamalara örnekler vermek istedim. Siz de bu konularda bilgi almak isterseniz bizi 0090 533 6921598 numaralı telefonumuzdan direk ya da whatsapp yoluyla arayabilirsiniz.

Hip dips nedir, nasıl tedavi edilir?

Kadınların vücut orantısı ve güzelliği için en önemli bölgelerinden birisi kalça bölgesidir. Kalçanın büyüklüğü, şekli, diğer vücut bölgeleri ile orantısı konularında şikayetlerle sıkça karşılaşırız. Bunların dışındaki sorunlardan biri de kalça yanlarında boşluklar olmasıdır.

İşte kalça yanlarındaki bu boşluklara hip dips denir. Gerek giysi giyerken gerekse mayo, bikini giyerken hip dips sorunu kadınları çok rahatsız edebilir. Son zamanlarda hip dips dediğimiz sorun kadınları daha çok rahatsız etmeye başladı. Konu ile ilgili şikayetler artıyor. Bu yazımızda hip dipsin tedavisini anlatacağım.

Hip dips nedir?

Hip dips kalçanın başlangıç yerinde yapısal bir problem olarak meydana gelen çöküntü, kalçada keman görüntüsü yaratan bir deformite, kalça estetiğini bozan bir problem olarak tarif edilebilir. Bu bir hastalık değil gelişimsel yani yapısal bir sorun. Tamamen kalça ekleminin yapısıyla alakalıdır.

kalçada çukur deformitesi
Hip dips kalça ekleminin yapısıyla alakalıdır.

Neden olur?

Kalça ekleminin yapısında iliak kemik dediğimiz büyük bir kemiğimiz var. Bu kemiğin başlangıcının hemen altında bir bölgede derinin kemiğe daha fazla yapışmasıyla orada çukur oluşuyor. Böylece hip dips ortaya çıkıyor.

Nasıl anlaşılır?

Hip dips dediğim gibi hastalık değil yaratılıştan olan bir durum. Görsel bir sorun. Herkeste olmuyor bazı kişilerde oluyor. O yüzden o bölgenin çukur olması nedeniyle kişinin kalça bölgesinde güzel bir geçiş olmuyor. Kadın figürü çizildiğinde bel ince, yuvarlak bir kalça görüntüsü vardır. O bölgede böyle bir çöküntü oluşunca bu görüntü oluşmuyor. Çukur bir görüntü oluşuyor. Bu nedenle kişilerin görsel olarak kendilerini beğenmemesine neden oluyor.

Hip dips nasıl tedavi edilir?

Hip dips tedavisi ilgili çeşitli yöntemler var. Bu sorunun çözümü için öncelikle yapılması gereken şey o bölgedeki kasların egzersizlerle büyütülerek doldurulması ve çevre bölgedeki yağlanmanın azaltılarak bu çukur görüntünün kamufle edilmeye çalışılması. Bunlarla büyük oranda sonuç elde edilse de tamamen kalıcı bir şey değil. Tam da bir sonuç olmuyor. Çünkü bu anatomik bir durum. Bu durumda plastik cerrahi devreye girmiş oluyor. Biz bu gibi durumlarda yani düzgün yuvarlak kalça beklentisi olan hastalarda sorunu yağ enjeksiyonu ile çözüyoruz.

Hip dips ameliyatı

Vücut şekillendirme işlemleri için yağ enjeksiyonu sıkça kullandığımız bir yöntem. Yağ hücrelerimizi, depo yağ hücrelerimiz olarak çeşitli yerdeki kontür problemlerini düzeltmek için kullanıyoruz. Genellikle o çukurun üst ve alt kısmındaki yağlı bölgeden yağ alıyoruz. Burada yeterli yağ yoksa belden de yağ alınabilir. Kadınlarda trokanterik yağlanma dediğimiz üst bacak başlangıcının kenarında bulunan yağlanma bölgesinden yağ hücresi alarak ortadaki çukuru dolduruyoruz. Böylece oradaki çukur görüntüyü, engebeli görüntüyü ortadan kaldırıp o bölgede daha yuvarlak, düzgün bir geçiş sağlamış oluyoruz.

Kişinin bel ya da basen bölgesinde yeterli yağ yoksa karın ya da başka bir bölgeden de yağ alınarak bu işlem gerçekleştirilebilir. Hip dips tedavisi için yapılan yağ enjeksiyonu lokal anestezi ile de yapılabilir ama çoğunlukla genel anestezi ile gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 2 saat içinde biter. Hastanede sabah olup akşam çıkılabilecek bir ameliyat ya da bir gece istirahat etmek yeterli olacaktır. Bir ay kadar o bölgeyi kavrayacak, yağ hücrelerinin düzgün bir şekilde yerleşmesini sağlayacak korselerin giymesi gerekmektedir. 4-5 gün istirahat şarttır.

Spora bir ay ara vermek gerekiyor. Büyük oranda da kalıcı bir işlemdir ama bazen çukur aşırı derinse belki bir miktar daha yağ enjeksiyonu yapılması gerekebilir.

Sonuç olarak: kalça yanlarında çukurlaşma şeklinde kendini gösteren hip dips rahatsızlığı kişiyi görsel olarak rahatsız ettiği zaman gerek egzersizle gerekse estetik cerrahi yöntemlerle bu sorunu çözmek mümkün. Siz de kalça yanı çukurlarından rahatsızsanız bizi arayabilirsiniz.

Tel&Whatsapp no: 0090 533 6921598

Hip dips video:

Gıdı estetiği nedir, nasıl yapılır?

Yapılan araştırmalar insanların yüzde 47’sinin gıdı bölgesinin görünümünden rahatsız olduğunu ortaya koyuyor. Peki gıdı estetiği nedir ve nasıl yapılır? İşte gıdı estetiği hakkında bilinmesi gerekenler…

Gıdı nedir?

Çene altında yer alan, boyunun başlangıcının ön kısmına gıdı denir. Ağızın ve dilin alt kısmını destekleyen ana yapının dışardan görünen kısmıdır. Alttaki yağ tabakası artar veya üstteki deri gevşerse gıdı belirgin hale gelir ve kişiyi görsel olarak rahatsız eder.

Gıdı bölgesindeki yağlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan görünüm birçok kişide rahatsızlık hissi yaratıyor. Gıdı bölgesinin görünümündeki bozulmalar, cildin elastik yapısını kaybetmesi, çene hattı şekli, boyun yapısı ve yağlanma gibi sebeplerden kaynaklanıyor. Bazı kişilerde bu durum psikolojik sorunlara dahi yol açabiliyor.

Gıdı bölgesinde kişiyi mutsuz eden görünümü iyileştirmek için bu bölgedeki yağ oranının azaltılması ve çene hattı estetiği gibi birçok seçenek bulunuyor.

Gıdı bölgesinin sarkmasının sebepleri nelerdir?

Gıdı bölgesindeki yağın alınması gibi seçeneklere göz atmadan önce bu bölgede büyümeye yol açan etkenleri anlamak önemlidir. Gıdı bölgesinin sarkmasına yol açan sebepler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kalıtsal sebepler: Kişinin çene bölgesinin doğal şekilde normalden fazla su tutması ya da çene yapısının zayıf olması.
  • Aşırı ağırlık taşıma: Vücudun bazı bölgelerinde bulunan istenmeyen yağlardan kurtulmak daha zor olabilir.
  • Yaşlanma süreci: Yaşlandıkça cilt elastik yapısını kaybeder ve çene hattında sarkmalar oluşur.

Gıdı estetiği nasıl yapılır?

Gıdı estetiği kişiye özgü çözümler gerektirir. Cerrahi yöntemlerin yanı sıra medikal tedaviler de sarkmış gıdı için uygulanabilir.

Liposuction ile gıdı yağının alınması

Gıdı sarkması sorunu yaşayan kişi 50 yaşının altındaysa yüzdeki deri bolluğu muhtemelen fazla değildir. Yağ birikimi ihtimali daha yüksektir. Liposuction ile fazla yağların alınması sorunu büyük oranda çözecektir. Yağlar alınınca çenenin derinliği artacak ve daha estetik bir görüntü ortaya çıkacaktır. Yağ alma işlemi çoğunlukla lokal anestezi ile yapılır. İşlem sırasında boyun arkaya atılarak durulması gerektiğinden, başa yakın bir bölge olduğundan işlemin kısa genel anestezi ile yapılması daha konforlu olabilir. Yağ alımı ile yapılan gıdı estetiği 45 dakikada biten bir işlemdir. Hastane yatışı gerekmez. 1 hafta kadar ödemler kişiyi rahatsız edebilir.

Bazen sorun tek başına yağlanma olmaz. Ayrıca çene küçük olabilir. Bu durumda sadece yağ alımı orantıyı düzeltmeye yetmez. Liposuction ile alınan yağlar çene ucuna ve kenarlarına enjekte edilerek çene belirginliği arttırılabilir.

Ancak bazen çene o kadar küçüktür ki yağ transferi bu sorunu tek başına çözmeye yetmez. Ayrıca çeneyi uzatmak için kemik implantı da gerekebilir.

Gıdı germe ameliyatı

Kişi 50 yaş üstündeyse sorun çoğunlukla deri sarkmasına bağlıdır. Bu durumda yağ alımı tek başına çözüm olmaz. Yağ alımı ile beraber veya tek başına yüz germe ameliyatı yapılması gerekir. Çene altındaki sarkmış ve gevşemiş deri kulak arkasına doğru gerilerek gıdı estetiği sağlanmış olur.

Gıdı estetiği işlemleri kalıcı mı?

Yağ alımı veya germe işlemleri büyük oranda kalıcıdır. Ancak aşırı kilo alımı olursa veya yaş ilerledikçe hele birde deri esnekliği fazlaysa yeniden bir miktar sarkma olabilir. Medikal işlemler ise kalıcı değildir.

Gıdı estetiği sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Yağ alımı veya germe sonrası öncelikle hijyen kurallarına dikkat etmek şart. Doktorunuzun verdiği ilaç ve diğer tavsiyelere harfiyen uymanız gerekir. Aşırı kilo alımından kaçınmalısınız.

Gıdı estetiği fiyatları

Gıdı estetiğinde fiyat yapılacak işleme göre değişir. Liposuction nispeten daha uygun fiyatta olur. Ama germe gerekirse onun fiyatı daha yüksek çıkacaktır. Gıdı estetiği fiyatları konusunda bilgi almak için bizi arayabilirsiniz.

Medikal gıdı estetiği yöntemleri

Gıdı sarkması için invaziv yani girişimsel işlem yaptırmak istemeyen kişiler için medikal tedavi yöntemleri de vardır. Bu işlemler kalıcı olmamakla birlikte bir süre görsel düzelme sağlar. Belli aralıklarla işleme gitmekte sorun yaşamayanlar bunları tercih edebilir. Coolsculpting Mini (Soğuk lipoliz, Ultherapy (Ameliyatsız yüz germe), Profhilo dolgu, mezoterapi, PRP bu yöntemlerden bazılarıdır.

Sonuç olarak; gıdı bölgesindeki sarkma tıbbi bir sağlık sorunu değil, görsel bir problemdir. Eğer sarkma görüntüsü kişiyi rahatsız ediyorsa yukarda bahsettiğimiz gıdı estetiği yöntemlerinden biri uygun olabilir. Detaylı bilgi için bizi 0 533 6921598’den arayabilirsiniz.

Kadınlarda genital bölge anatomisi

Genital estetik kavramı bir süredir lügatımıza girdi. Kadın genital organlarının ana işlevleri idrar çıkışı ve doğum eyleminin gerçekleştirilmesidir. Yapısal olarak veya doğumlar sonucu bu bölgede meydana gelen hasarlar genital estetik yöntemlerle düzeltilir.

Vajinoplasti, labioplasti, pubis estetiği, dış dudak dolgusu, perinoplasti, genital bölge renk açma işlemi ve klitoroplasti bu başlık altında toplanıyor. Diğer sayfalarımızda bu konuları detaylı olarak anlatmıştım. Bugünkü yazımızda az önce bahsettiğimiz işlemleri daha iyi anlamak ve anlatmak için kadın genital bölgesinin anatomisini anlatacağım.

Pubis

Kadın genital bölgesinin en üst kısmında yer alan pubis, hafif tombulca ve kıllı olan bölgedir. Kıllar sayesinde genital bölgeyi süzgeç gibi dış etkilerden korur. Ayrıca içindeki yağ paketleri sayesinde de travma etkilerinden korur.

Pubis estetiği denince bu bölgedeki kılların lazer epilasyonla yok edilmesi ve fazla yağların liposuctionla alınması akla gelir. Buradaki fazla yağlar alınınca rahatsız eden şişkinlik görüntüsü ortadan kalkar. Ancak bazen karın derisindeki sarkma bu bölgedeki derinin de sarkık görünmesine ve şişkin görüntüye neden olabilir. Bu durumda çare karın germe ameliyatıdır. Böylece pubis derisi yukarıya doğru gerilmiş olur.

Vulva

Kadın genital organının pubis ve perine hariç bölümüne vulva denir. Vulva, vajina, idrar çıkış deliği ( üretra ağzı), klitoris, küçük dudaklar (labium minus) ve büyük dudaklardan ( labium majus) oluşur. Bu bölgeye halk arasında vajina demek alışkanlık haline gelmiştir. Ama doğrusu vulva olacak.

Vajina

Doğum kanalı da denen vajinanın işlevi cinsel ilişkide penisin girdiği boşluktur. Hem cinsel tatmin hem de doğum için çok önemlidir. Boyu 10 cm, genişliği 3-4 cm kadardır ama cinsel ilişki ve doğumda oldukça esneyebilir.

Genellikle çoklu normal doğumlar sonrası, bazen de yapısal olarak yeterince sıkı olmayan vajina eşlerin cinsel ilişkide yeterince haz alamamasına sebep olabilir. Bu durumda vajina daraltma ameliyatı yapmak gerekir.

Klitoris

Kadın genital bölgesinin en hassas organıdır. Vulva üst kısmında yer alır. Çoğunlukla ince bir küçük dudak uzantısı olan bir deri ile kaplıdır.

Klitoroplasti ameliyatı klitoris üstündeki fazla derinin cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Çoğunlukla labioplasti ile birlikte yapılır.

Üretra çıkışı ( idrar çıkış deliği)

Mesanenin yani idrar kesesinin biriktirdiği idrarın dışarı atılılm noktasıdır. Estetik olarak bir sıkıntı yaratmaz. Bu bölgenin tıbbi rahatsızlıkları ile üroloji bölümü ilgilenir.

Küçük dudaklar

Vajina, üretra çıkışı ve klitorisi hem korumak hem de nemli tutmak amacıyla bunları etrafını saran ince deridir. Genelde koyu pembe renklidir. Bazen yapısal olarak veya başta doğum olmak üzere bazı travmalarla rengi daha da koyulaşarak kişiyi rahatsız edebilir.

Bazen yapısal olarak, bazen de doğum travmalarına bağlı aşırı bir sarkma ve uzama görülebilir. Kişiyi sadece görsel olarak rahatsız etmekle kalmaz, sürtünmelere bağlı tahriş ve enfeksiyon riski olabilir. Bu durumda labioplasti ameliyatı yapılır.

Büyük dudaklar

Küçük dudakları ve dolayısı ile vulvanın nispeten içerde kalan organlarını dış travmalardan koruyan dolgunca yapıdaki bölgedir. Çoğunlukla üzerinde kıllar da mevcuttur. Vulvaya dışardan bakınca birbirine bitişik 2 parça görünümü vardır.

Bazen içinde yeterli yağ dokusu olmaz. Sarkık ve buruşuk bir görüntü olur. Sağlık açısından çok sıkıntı yaratmasa da görsel olarak hoşa gitmeyebilir. Bu durumda yağ enjeksiyonu ile dolgu yaparak gereken estetik görsellik sağlanabilir.

Perine

Vulva ile anüs ( dışkı çıkış deliği) arasındaki bölgedir. Genellikle doğum sonrası ve bazen de travma sonucu bu bölge hasar görebilir. Perinoplasti ile düzeltilir.

Sonuç olarak; kadın cinselliğinin en önemli bölümü olan genital organlardaki estetik rahatsızlıklar artık büyük oranda düzeltilebilmektedir. Diğer sayfalarımızda her bir genital bölge rahatsızlığı ve tedavisi hakkında detaylı yazımız mevcuttur.

Konu ile ilgili videomuzu youtube kanalımızda izleyebilirsiniz:

Mini Karın Germe Nedir?

0

Mini karın germe (diğer adıyla mini abdominoplasti veya kısmi abdominoplasti), fazla deriyi kaldırarak göbek deliğinin altındaki alana pürüzsüz bir görünüm kazandıran cerrahi bir işlemdir. Özellikle alt karın konturunu düzelttirmek isteyenler için uygun bir prosedürdür.

Fazla yağların alınması için liposuctionla ya da bir göğüs büyütme veya kaldırma operasyonuyla da birleştirilebilir.

Karın derisi neden sarkar?

Birden fazla doğum yapan veya çok kilo alıp veren kişilerde karın derisi sarkar. Alt karın bölgesinde sarkık bir cilde sahipseniz veya sezaryen sonrası kalan yara izini düzelttirmek istiyorsanız bu ameliyat için iyi bir adaysınızdır.

Mini karın germe işlemi kimlere yapılır?

Belinizi büktüğünüzde belinizin üzerinde bir cilt rulosu oluşursa veya önemli ölçüde kas onarımına ve sıkılaştırmaya ihtiyacınız varsa, muhtemelen tam karın germe ameliyatı için daha iyi bir adaysınızdır.

Mini karın germe genellikle kadınlara yapılır, ancak buna ihtiyacı olan bazı erkekler de vardır.

Mini karın germe işleminin artıları ve eksileri nelerdir?

Artıları:

  • -Mini karın germe ameliyatı, alt karın bölgesini sıkılaştırabilir ve düzleştirebilir.
  • -Kalın bir sezaryen yara izini, daha iyi, daha ince ve düzgün bir versiyonla değiştirebilir.
  • -Ameliyat tam bir karın germe kadar agresif değildir, bu nedenle birçok hasta bir hafta sonra işe geri döner.

Eksileri:

Prosedür çatlakların çoğunu, göbek deliğinin üstündeki gevşek cildi veya göbek deliğinin üstündeki kas ayrılmasını gidermeyeceğinden, sonuçlar sınırlı olabilir.

Mini karın germe ile tam karın germe arasındaki fark nedir?

Tam bir karın germe, mini bir karın germeden çok daha kapsamlı bir işlemdir. Tüm karın bölgesini hedef alır. Mini bir karın germeye göre yaklaşık iki kat daha fazla deri alınır ve karın kasları ile deriyi kaburgalara kadar sıkılaştırır. Aynı zamanda bir aya kadar sürebilecek bir iyileşme süresi gerektirir.

Mini karın germe sırasında yapılan işlemler göbek deliğinin altında gerçekleşir. Göbeğe dokunulmaz ya da hareket ettirilmez. Böylece karnın üst yarısındaki deri ve kaslar gerilmez.

Mini karın germe yaptırdığım anlaşılır mı ?

Mini karın germe prosedürünün faydalarından biri kesi uzunluğudur (ve dolayısıyla yara izidir). Tam bir karın germe, kalçadan kalçaya ve göbek deliğinin çevresinde bir kesi gerektirirken, mini karın germe daha kısa bir yara izi oluşturur. Bu iz dışardan görünmez. İç çamaşırın içinde kalır. O yüzden dışardan mini karın germe yaptırdığınız anlaşılmaz.

Mini karın germe ameliyatı öncesinde kilo vermek lazım mı?

Mini veya tam karın germe yaptırmak için belli bir kilonun altında olmak gerekir. BMİ yani vücut kitle endeksi 35 ve altı olursa daha iyi bir sonuç olur. Örneğin 160 cm boyundaki biri 85 kilo altında olmalı.

Mini karın germe ameliyatı sonrası tekrar hamile kalınırmı ?

Karın germe ameliyatları hamileliğe engel değil. Ama hamilelikte alınan kiloların ve karın bölgesindeki genişlemenin karın derisini yeniden gevşetebileceği unutulmamalı. Aslında en ideali doğum işi tamamen bittikten sonra bu işlemi yaptırmaktır. Ama bazen görsel olarak çok sıkıntılı durumlarda doğumların bitmesini beklemek kişiyi mutsuz edebilir.

Karın germeye göre daha ekonomik midir?

Mini karın germe daha kısa ve daha az uğraştırıcı bir işlem olduğu için tam karın germeye göre daha ekonomiktir.

Prosedür 1,5 saat sürer. Çoğu plastik cerrahi gibi, genellikle bir hastanede, genel anestezi altında veya sedasyonla lokal anestezi altında yapılır. Zayıf hastalarda dren konulması gerekmeyebilir. Bu da hastane yatış süresini kısaltır. Böylece işlemden birkaç saat sonra da eve gidebilirsiniz.

Sonuçlar kalıcı mıdır ?

Karın germe ameliyatından sonra yeniden hamile kalınmadığı veya aşırı kilo alıp verme olmadığı sürece işlem sonuçları kalıcıdır. Bir daha kendi kendine karın derisi sarkmaz.

Sonuç olarak: çoklu doğumlar ve aşırı kilo alıp verme sonucu karın derisinde oluşan sarkmanın tedavisi karın germe ameliyatıdır. Karın bölgesindeki hasarın miktarına göre tam karın germe ya da mini karın germe operasyonlarından birisi tercih edilir.

Mini karın germe videosu:

Lip Lift Nedir?

Lip lift yani dudak kaldırma, “philtrum” olarak bilinen burun ile dudağın üst kısmı arasındaki boşluğu kısaltan cerrahi bir prosedürdür. Prosedür, görünen pembe doku miktarını artırarak dudakların daha dolgun ve belirgin görünmesini sağlar.

Yüzümüzde bazı oranlar var. Da Vinci Oranları da denen bu orana göre yüzümüzü birbirine eşit ve enine 3 parçaya bölebiliyoruz. Bu dudak bölgesi için de bir oran var. Bu da şudur: burunun altından çene bölgesine kadar olan bölgede, burun- üst dudak arası 1/3 iken, alt dudak ile çene arası 2/3 oranında olmalıdır. Lip lift operasyonu ile bu oranı sağlamaya çalışırz.

Bu tabi şart değil ama estetik açıdan tercih edilen bir şey. Eğer ki bu oranlar üst dudakta daha uzun ise o zaman üst dudak daha aşağıda görünüp, kişiye daha sert bir hava verebilir. Bir de beraberinde ince bir dudak varsa bir bayan için daha sıkıntılı olabilir.

Biz bazen dudakta lip lift gibi bir cerrahi girişim yapmak istemiyoruz. O zaman üst dudağı büyüterek, biraz daha dışa çevirerek bunu kamufle etmeye çalışıyoruz. Ama bazı kişilerde sadece onun yapılması yeterli olmaz. Bu durumda lip lift yani üst dudak kaldırma işlemi yapıyoruz. Aslında kaldırma değil o bölgenin uzunluğunu azalttığımız için üst dudak dışarı doğru dönmüş oluyor.

Dudak kaldırma nasıl yapılır?

Tam burun tabanından orantıyı sağlayacak oranda ne kadar bir uzunluk varsa o kadar deri ve deri altı yağ dokusu birlikte çıkartılıyor ve bu bölge onarılıyor. Lip lift işlemi lokal anestezi altında yarım saat içinde biten bir işlemdir.

dudak kaldırma
Lip lift ameliyat süreci

Lip liftin1 hafta sonrasında buradaki dikişler alınır. Dikişler alındıktan sonra tam burun tabanında pembe bir çizgi oluşur. Bu çizgi zaman içinde çok kısa bir sürede aynı açık rinoplasti de kolumella da yaptığımız çizgiler gibi zamanla beyazlar. Beyazladığı zamanda zaten normal doğal burunun yüzden çıkma bölgesinde olduğu İçin rahatsız edici bir sorun çıkarmaz. Yapılan işlem de kalıcı bir işlemdir.

Lip lift teknikleri nelerdir?

Aslında lip lift basitçe yapılan bir işlem. Ancak birkaç çeşit dudak kaldırma işlem tekniği daha vardır. Türleri ve teknikleri bilmek önemlidir, çoğunlukla yukarda anlattığım şekilde yapılmasına rağmen cerrahınızla hangisinin sizin için doğru olduğu konusunda konuşabilir, kararınızı ona göre verebilirsiniz.

Doğrudan Dudak Kaldırma

Bazen martı kanadı tekniğiyle lip lift olarak adlandırılan doğrudan dudak kaldırma, daha belirgin bir dudak sınırı oluşturur. Üst dudağın hemen üstünden ince bir deri şeridi çıkarılır ve deri yukarı doğru çekilerek daha belirgin bir vermilyon (dudakların pembe kısmı) yanılsaması yaratılır.

Lip lift prosedürü genellikle üst dudak bölgesinde küçük bir iz bırakır.

Subnazal Megafon

Subnazal megafon, en yaygın dudak kaldırma prosedürlerinden biridir. Cerrah, genellikle daha az görünür olan burun tabanı boyunca gizlenmiş bir kesi yapar. Kesik genellikle bir megafon şeklinde yapılır ve dudağın ortası, sağ ve solu buruna doğru çekilir.

Merkezi Dudak Kaldırma

Merkezi bir lip lift işlemi, subnazal bir megafon asansörüne benzer. Burun altından yapılan kesi ile burun ile dudak arasındaki boşluğu kısaltır.

Köşe Dudak Kaldırma

Ağzın her iki köşesine iki küçük kesi yapılarak ve az miktarda deri alınarak yapılır. Bazı insanlar, daha dolgun dudaklara sahip olmak istedikleri için bunu başka bir dudak kaldırma türü ile birlikte yaptırmaya karar verirler.

İtalyan Dudak Kaldırma

İtalyan dudak kaldırma, her bir burun deliğinin altında iki kesi gerektirir ve bu ayrıntı dışında, megafona çok benzer. Genellikle gözle görülür bir yara izi bırakmaz.

Kimler Dudak Kaldırma İçin İyi Bir Adaydır?

Dudak ile burun arasındaki boşluğu azaltmak isteyenler için dudak kaldırma iyi bir seçenektir. Yaşla birlikte bu boşluk genellikle artar ve dudakların daha ince görünmesine neden olabilir.

Dolgulardan istedikleri görünüme kavuşamayan genç insanlar ya da dolgu maddelerinin dudaklarını doğal olmayan bir şekilde dolgun gösterdiğini düşünenler de lip lift prosedürünü tercih edebilirler.

Dudak kaldırma kalıcı bir çözümdür, bu nedenle dolgunun bakımından bıkmış kişiler için de faydalı olabilir.

Burnunuzun tabanı ile dudağınızın üstü arasında çok fazla boşluk yoksa (yaklaşık 1,5 santimetre), sigara içiyorsanız ve ameliyat sonrası iyileşme dönemi sizin için uzunsa (yaklaşık 2 ila 4 hafta), şeker hastalığınız veya kanınızın pıhtılaşma yeteneğini etkileyen başka bir durumunuz  veya ağız uçuklarınız varsa lip lift operasyonuna karar vermeden önce cerrahınızla konuşmanızda fayda vardır.

Prosedür Nasıl?

Ameliyattan önce ve sonra sizi başarıya hazırlamak için atmanız gereken birkaç adım vardır.

Ameliyattan önce:

-Doktorunuz ameliyattan önceki ve sonraki haftalarda sigarayı bırakmanızı isteyebilir.

-Anesteziye kötü etki edebileceğinden 48 saat öncesinden alkol kullanmayı bırakmanız gerekebilir.

-lip lift işleminden 2 hafta öncesine kadar aspirin ve kan sulandırıcı ilaçlardan uzak durun.

Ameliyattan sonra:

-İşlemden sonra 24 saat dinlenmeyi planlayın.

-Sonraki haftalarda yorucu egzersiz yapmaktan ve sigara içmekten kaçının.

-Yüz üstü uyumaktan veya ağzınızı çok fazla açmaktan kaçının.

-Küçük bir diş fırçası kullanın ve dikkatlice fırçalayın.

-Dudaklarınızı nemli tutun.

-Doktorun tavsiyelerine göre kesileri temizleyin.

Sonuç olarak; lip lift işlemi lokal anestezi ile muayenehane ortamında bile yapılabilen, sonuçları hemen görülen, oldukça yüz güldürücü bir işlemdir. Siz de bu konuda detaylı bilgi almak isterseniz bize 0 212 2967878’den ulaşabilir, randevu alabilirsiniz.

Pubis Estetiği Nedir?

Pubis Estetiği ya da Monsplasti, hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel organların üzerindeki kasık höyüğü olarak da bilinen kıllı ve yağlı bölgede (mons pubis veya venüs tepesi olarak da adlandırılır) gerçekleştirilen prosedürün adıdır. Genital estetik kategorilerinden birisidir.

Aslında bu bölgedeki yağ dokusu, yani mons pubis kasık kemiğini ve eklemi, doğrudan gelecek darbe ve yaralanmalardan korur. Kilo alımı, hamilelik veya doğum nedeniyle doğal koruyucu mons pubis bölgesi genişlediğinde, bu durum rahatsızlık verici olabilir ve bireyi estetik kaygıların ötesinde, işlevsel olarak da etkileyebilir. Mons pubis sarkmaya başladığında ise, idrara çıkma problemleri yaratabilir ve kıyafetlerinizin vücudunuzdaki duruşunu bozarak rahatsızlığa sebep olabilir.

Pubis estetiği nasıl yapılır?

Diyet ve egzersiz, kasık bölgesinin boyutunu veya sarkmasını iyileştirmediğinde, sorunu düzeltmek için kesinlikle bir monsplasti yani pubis estetiği gereklidir. Bazen kasık germe olarak da anılan monsplasti, prosedürün kapsamına göre diğer genital estetik işlemler gibi genel veya lokal anestezi altında sedasyonla yapılır. Minimum miktarda doku çıkarılıyorsa, sadece lokal anestezi ve sedasyon yeterli olabilir, ancak daha fazla işlem yer alıyorsa ve karın germe gibi daha invaziv bir ameliyatla birleştiriliyorsa, genel anestezi gerekecektir.

Bu ameliyat sırasında gerekirse, postoperatif konturları iyileştirmek ve fazla yağ dokusunu çıkarmak için bir liposuction işlemi de yapılabilir. Göbek deliği altındaki kasık bölgesinin üst kenarına yatay bir kesi yapılır. Daha sıkı, daha belirgin bir kasık bölgesi oluşturmak için altta yatan kaslar kaldırılır ve sıkılaştırılır. Daha sonra fazla deri çıkarılır ve kasık derisi yeni konumuna yukarı doğru çekilir. Kesiyi kapatmak için estetik dikiş kullanılır. Aslında monsplastinin öncelikli olarak amacı, kasık bölgesindeki fazla deri ve yağı azaltmak ve / veya uzaklaştırmaktır.

Pubisten yağ alımı

Pubis bölgesinde en çok görülen şikayet buradaki şiş ve çıkıntılı görünümdür ve bunun en çok uygulanan tedavisi de pubisten yağ alımıdır. Klasik liposuction yöntemiyle yapılan yağ alma işleminden sonra hasta 1 ay kadar korse takar. Yine 1 ay ağır iş ve spor önerilmez. Tabi sadece yağ alımı yapılabilecek kişilerde pubis ve alt karın derisinde sarkma olmaması gerekir. Aksi takdirde germe ameliyatları daha uygun olur.

Bir monsplasti prosedürünü takiben, iyileşme genel olarak 1 hafta sürer ve prosedürün kapsamına bağlı olarak, 4-5 hafta boyunca çeşitli fiziksel aktivite kısıtlamalarına uymanız gerekebilir. Bazı hastalara ameliyat sonrası sıvıları toplamak için drenler yerleştirilebilir, ancak bunlar genellikle işlemden birkaç gün sonra çıkarılır. Genital estetik operasyonlarından sonra şişlik 3 haftaya kadar sürebilse de, fark hemen anlaşılır. Buna rağmen nihai sonuçlar ve tatmin edici bir görüntü için en az 6 hafta beklemenizde fayda vardır.

Dengeli ve sağlıklı bir kiloya sahip, mons pubisinin boyutu, şekli veya fazla derisinden memnun olmayan her aday bu operasyonu yaptırabilir. Fakat sabit bir kiloya sahip olmayan, çok fazla kilo alıp, veren hastalara monsplasti önerilmez.

Monsplasti prosedürünün yan etkileri arasında baş dönmesi, ağrı, anormal kanama, iltihaplanma, enfeksiyon, anormal akıntı veya yetersiz sonuçlara bağlı ikincil ameliyat olabilir.

Diğer genital estetik işlemler ile kombine edilebilir mi?

Bilindiği gibi genital estetik işlemler vajina daraltma, labioplasti, dış dudak yağ enjeksiyonudur. Tam olarak bir genital organ olmasa da pubis estetiğini de bu gruptan saymak gerekir. Venüs tepesi yağ alımı işlemi diğer genital estetik işlemlerle kombine edilebilir.

Sonuç olarak; pubis estetiği görsel ve fonksiyonel olarak kişiyi rahatsız eden pubis şişkinliğinden kurtulmak için yapılabilecek cerrahi işlemlerden birisidir. Detaylı bilgi için bizi 0 212 2967878’den arayabilir ve randevu alabilirsiniz.

Nazolabial dolgu nedir? Nazolabial dolgu ne zaman gerekir?

Nazolabial kıvrımlar için uygulanan nazolabial dolgu nedir? Nazolabial dolgu ne zaman gerekir? İşte nazolabial dolgu hakkında bilinmesi gerekenler…

Nasolabial ne anlama geliyor?

Latincede naso burun, labial dudak demektir. Nasolabial ise burun- dudak arası çizgisi yani bizim bildiğimiz gülme çizgimiz anlamına gelir. Buradaki kasların yapışma yerlerinde deri ile olan irtibatında oluşan bir çizgi bu. Nasolabial çizgi yaşımız ilerledikçe derinleşmeye başlar. Gülmediğimiz zaman da orada çizgi görünümü olur. Bazı insanlarda da yüzünün yapısı, yüz şekli nedeniyle daha erken yaşlarda da orada çizgi olabilir. Bu çizginin derinleşmesi ve özellikle ağız kenarından aşağı doğru daha ilerlemesi kişiye yorgun, yaşından ileri bir görüntü verir.

Nasolabial çizgi neden derinleşir?

Nasolabial kıvrımlar iç yanakta yer alan kırışıklık formudur. Burnun altından ağzın kenarlarına kadar olan bölgede ortaya çıkar. Bu kırışıklıklar herkeste belli ölçüde bulunur ve yaşa, kolajen üretiminin azalmasına ve diğer faktörlere bağlı olarak daha derin hale gelir. Tabii ki bu durumun  asıl nedeni yüzdeki SMAS dokusunun yani yüzdeki kas ve sinirleri ihtiva eden bölümün sarkmasıdır.

Kronik güneş etkisi de ciltteki elastin ve kolajene ciddi ölçüde zarar verir ve bu durum da nazolabial kıvrımların daha belirgin hale gelmesine yol açar. Kısa sürede fazla kilo verilmesi yüzdeki yağ yastıklarında ve deri altı yağ dokusunda azalmaya neden olacağından buda nasolabial çizgilerin derinleşmesine yol açar. Sigara ve alkol kullanımı ve uyku düzeni de nasolabial kıvrımları derinleştiren faktörlerdendir. Genellikle 35-40 yaşlarından sonra rahatsız etmeye başlar.

Nasolabial dolgu tedavisi nedir?

Nasolabial kıvrımları düzeltmek amacıyla bunu kesin olarak önleyebilecek tek şey cerrahi girişimdir ama bir süre cerrahiyi ertelemek isteriz. Genellikle 35-40 yaş civarında bir takım dolgu ya da yağ enjeksiyonu yöntemleriyle bunu gizlemeye çalışırız. Bu yaşlarda yapılan dolgularla o bölgeye biraz daha düz, biraz daha fresh görünüm vermek mümkündür. Yalnız bunu belli bir seviyeye kadar yapabiliriz. Eğer ki bu dediğimiz oluk ağız kenarından daha da aşağı inmişse, çene kenarında düzensizlik oluşursa, yapılan dolgu yeterli sonuç vermeyecektir. Bu da ameliyat gerekliliğini gösteren bir bulgudur. Genellikle 50 yaşlar sonrası ameliyat gerekir.

Nasolabial dolgu işlemi çok kısadır. Lokal anestezi ile yapılabilir. Çizgi derinliği hafifse, çok yüzeyelse ince dolgular, çizgiler derinse daha kalın dolgular tercih edilir. Eğer derinlik gerçekten çok fazlaysa o zaman da belki yağ enjeksiyonu daha uygun olacaktır. Çünkü dolgular 1 ml ya da 1.2 ml dir. Kişinin yüzünün büyüklüğü, erkek ya da kadın olmasına bakılarak dolgu miktarı belirlenir.

Bazı durumlarda sadece nasolabial bölgede derinleşme değil yanak bölgesinde de doku kaybı olabilir. Genellikle kilo kaybı olan kişilerde bu meydana gelir. O durumda aynı şekilde yanak bölgesinin, elmacık kemiği bölgesi ile birlikte nasolabial bölgenin desteklenmesi daha uygun olur. Bu durumda sadece nasolabiale yapılırsa yeterli sonuç vermez. Yüzdeki denge de bozulabilir. Onun için yüzdeki dengeyi üst yüzde daha fazla toparlamak amacıyla o bölgede dengeli bir şekilde dolgu dağılımı yapmak gerekir.

Nasolabial dolgu yüz bölgesindeki kırışıklıklar için enjeksiyon yöntemi ile cilde uygulanan bir tür tedavi yöntemidir. Nasolabial dolgu uygulaması yapılan bölgede ince çizgiler ve derin kırışıklıklar daha düz bir görünüme kavuşur. Cilde enjekte edilen sıvı, yaşa bağlı olarak miktarı azalan kolajen üretimini tetikler.

Hyaluronik asit

Nasolabial dolgu için kullanılan bileşen içerisinde hyaluronik asit bulunur. Hyaluronik asit cilt tarafından doğal olarak üretilir ve cildin nem dengesini korur. Eksikliğinde kırışıklıklar artar.Dolgu ile bu eksiği tamamlamak mümkündür.

Cilt için en uygun dolgu seçimi yapıldıktan sonra hyaluronik asit içerikli dolgu sıvısı direkt olarak nasolabial kıvrımların bulunduğu bölgeye enjekte edilir. Enjekte edilen dolgu zamanla yok olur. Nasolabial dolgunun etki süresi kişiye göre değişir, 12 ila 18 ay sürer, kalıcı bir uygulama değildir.

Nasolabial dolgu faydaları nelerdir?

Nasolabial dolgu uygulamasının faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Ciltte kolajen üretimini artırır
  • Ağız bölgesine hacim kazandırır
  • Cilde canlılık sağlar
  • Cildi yumuşatır ve daha düz bir görünüm kazandırır
  • Yan etkisi azdır
  • Uygulama hızlı sonuç verir
  • Uygulamanın ardından makyaj yapılabilir

Nasolabial dolgu ne zaman gerekir?

Nasolabial dolgu için uygun zaman kişinin cilt yapısına göre değişiklik gösterir. 25 yaş altındaki kişilerde cilt yapısı elastik ve sıkıdır. 25-35 yaş arasında ise göz etrafında ince çizgiler, mimiklere, kolajen üretimi miktarına, güneş ve diğer faktörlere bağlı olarak kırışıklıklar ve nasolabial kıvrımlar ortaya çıkar, sarkma başlayabilir. 35-45 yaşları arasında ise özellikle nasolabial kıvrımlar belirgin hale gelir, cilt elastik yapısını bir nebze daha kaybeder, boyun ve yüz bölgesinde sarkmalar oluşur. İlerleyen yaşlarda ise yaşlanma süreci ile doğru orantılı olarak kırışıklık ve ince çizgilerin görünümü artar.

Yukarıda yazılı süreçler kişiden kişiye göre değişiklik gösterse de genel olarak herkes için aynı işler. Bu sebeple nasolabial dolgu uygulaması için bir uzman görüşü alınmalı ve buna göre karar verilmelidir.

Nasolabial dolgu tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Nasolabial dolgu tedavisi, cerrahi müdahaleye göre daha az risk barındırdığı için en çok tercih ettiğimiz yöntemlerden birisidir. Yine de nasolabial dolgu tedavisinde kullanılan bileşenler bazı durumlarda hafif yan etkilere sebep olabilir. Yan etkiler birkaç gün içinde ortadan kalkar. Nasolabial dolgu tedavisinin ardından aşağıda yazılı durumlardan biri oluşursa doktorunuza başvurmanız gerekir:

  • Enjeksiyon yapılan bölgede morarma
  • Şişlik
  • Kızarma
  • Döküntü

Sonuç olarak; yüzün en ön bölgesinde yer alan gülme çizgilerindeki derinleşme kişiyi olduğundan yaşlı gösterebilir. Bu da mutsuzluk kaynağı olabilir. Dolgu veya yağ enjeksiyonu ile bu sorunu gidermek mümkün.Detaylı bilgi için bize 0 533 6921598’den ulaşabilir, 0 212 2967878’den randevu alabilirsiniz.

Genital Bölge Kararması Nedenleri ve Tedavisi?

Yakın zamanlara kadar genital bölge estetiği denince akla vajinal bölgede genişleme sorunu için vajinoplasti; vulva dediğimiz tüm genital bölgenin aşağı doğru yer değiştirmesi sorunu için vulvoplasti; labium minora yani küçük dudaklarda büyüme sorunu için labioplasti; labium majöra yani büyük dudaklarda doku kaybına bağlı olarak sarkık görüntü sorunu için dış dudak dolgunlaştırma ve üst genital bölge yani venüs tepesindeki dolgunluk sorunu için pubis estetiği geliyordu.

Artık vajina beyazlatma da bu işlemlerden biri haline geldi. Vajina beyazlatmanın odaklandığı sorun ise, kadınları rahatsız eden bir sorun olan genital bölge ve çevresindeki kararma, koyulaşma sorunu.

Genital Bölgede Kararmanın Nedenleri

Yazımızın bu kısmında genital bölgede kararmanın çeşitli nedenlerine değineceğiz. İlk neden, iç faktörlerdir. Örneğin, kişinin hormonal değişiklikleri bir sebep olabilir. Bu değişiklikler genellikle puberte yani ergenlik döneminde, doğum sırasında, emzirme sırasında ya da menopoz döneminde meydana gelebilir.

Özellikle de ten rengi daha koyu olan kadınlarda genital bölgesinde ve çevresindeki dokularda koyulaşma daha yaygındır.

Diğer bir neden ise dış faktörlerdir. Dış faktörlere bağlı genital bölge kararmasının esas nedeni, çoğunlukla tahrişlerdir. Bu grupta en sık neden, epilasyon yapılmasına bağlı genital bölge kararması olarak görülür. Bildiğimiz en klasik yöntem olan ağdadan lazer epilasyona kadar her türlü epilasyon işlemi, tetikleyici olabilir. Kıl alınması işlemi, bölgede tahrişe neden olur.

Epilasyon yöntemlerine ek olarak, giyilen sıkı kıyafetlerin o bölgede sürtünme yapmasıyla da tahriş meydana gelebilir. Genital bölgede batık ya da sivilce tarzı lezyonların aşırı oynanması da bir tahriş nedenidir. Bazı durumlarda, doğum kontrol hapları ve bazı diyetler de koyulaşmaya neden olabilir.

Diğer kararma nedenleri nelerdir ?

Tabi bütün bunların yanında, bazı hastalıklar da genital bölge kararmasına sebep olabilir. Örneğin, adison hastalığı dediğimiz sürrenal bezin yetersizliğinde ya da cushing sendromunda genital bölgede kararma meydana gelebilir. Diyabet, porfirya, aşırı sigara kullanımı ve diğer bir çok kronik rahatsızlıklarda da bu bölgede koyulaşma zamanla meydana gelebilir.

Bu işlemden önce söz konusu rahatsızlıkların olup olmadığı tespit edilmelidir. Eğer neden hormonal değişiklikler ya da dış tahrişler ise, bu bölgede oluşan enflamasyon sonucu leke yani renk değişimini vajina beyazlatma yöntemi ile büyük oranda düzeltilebilir.

Vajina Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Vajina beyazlatma için çeşitli yöntemler vardır. Bunların hepsinin etkinlikleri belli düzeylerde seyreder. Bu duruma daha çok tahriş neden olduğu için, kimyasal tedavinin daha etkin olacağını ve daha kalıcı sonuç yaratacağını düşünüyorum. Bu nedenle, o bölge için geliştirilen kimyasal peelinglerin kullanılmasını uygun buluyorum.

Kimyasal peelingle tedavi, yeni geliştirilen yöntemlerden olan TCA dediğimiz daha orta düzeyde bir peeling etkili asitide içeriği sayesinde, daha etkili oluyor. Tek uygulamanın ardından bir ay boyunca evde uygulanan medikal tedavi ile sonuca ulaşılıyor. Kimyasal peeling yöntemi, sadece genital bölge yani labium majöra değil kasık bölgesi ya da daha yukarıda pubis bölgesinde oluşan problemler için de uygulanabiliyor.

İşlemin uygulaması ise oldukça kolaydır. Ağrılı acılı bir yöntem değildir. Ayrıca genital bölge kapalı ve koruması kolay bir bölge olduğu için uygulama yaz kış yapılabilir. Buna ek olarak, kişide kararmaya sebep olan etken tekrarlandıysa, örneğin epilasyona devam edildiyse ve kararma tekrarladıysa, işlem bir sene sonra yenilenebilir. İşlemin kalıcı bir yan etkisi yoktur.

Tüm bunlara ek olarak, genital bölgede renklenme artışı biraz kişisel faktörlere bağlıdır. Kimyasal peeling tedavisi ile, hem oluşan leke tedavi edilir, hem de o bölgenin derisinin melonasit düzeni tekrar organize edilmiş olur. Bu nedenle kimyasal peeling tavsiye ettiğim bir yöntemdir.

Uygulama Ne Zaman Yapılamaz

  • hamilelik döneminde,
  • emzirme döneminde,
  • o bölgede dermatolojik bir takım hastalıklar varsa,
  • bazı cilt hastalıkları varsa (örneğin uv ışınına duyarlılık),
  • o malzemeye karşı alerji olan kişilerde,
  • o bölgede enfeksiyon söz konusu ise,
  • neoplastik yani kanseröz lezyonlar söz konusu ise,
  • kişide otoümmin hastalıkları varsa, söz konusu kimyasal işlemler uygulanamaz.

İşlemin Uygulanması

Kimyasal peeling ile vajina beyazlatma, ofis ortamında yarım saat içinde biten bir işlemdir. İşlem öncesi o bölgeye hazırlama solüsyonu sürülür. İşlem sırasında iç dudaklar korunur. Bir süre beklenildikten sonra maske sürülür. Maskenin etrafa bulaşmaması için bir kapatıcı filmle kapatılıyor. Bu maske yıkanmadan hasta evine gider. Kişi birkaç saat sonra evinde maskeyi yıkar. Devam ürününü kullanmaya başlar.

Sonuç olarak; vajina bölgesindeki kararmadan, koyuluktan şikayetçi olan kadınların bu problemine biraz olsun çözüm bulan bu yöntem uzman ellerce uygulandığında kişiyi mutlu eder.

Konu ile ilgili videomuz:

Göz altı morlukları için ışık dolgu mu daha etkilidir, yağ enjeksiyonu mu?

Göz altı bölgesinde en çok görülen şikayetler, göz altında torbalanma, koyuluk yani göz altı morlukları, deri bollukları olabilir. Tüm bu problemleri olan kişiler genellikle “yorgun bitkin gözüküyorum, hatta madde kullanıyorum gibi görünüyor” şeklinde sıkıntılarla bize başvuruyorlar. Herkesteki problem aynı değildir. 35 yaş altında olan kişilerde göz altı bölgesindeki en büyük problem morluklardır.

Göz altı morlukları neden olur?

Esmer kişilerde bu morluk tüm göz çevresine yerleşir. Hem üst hem alt kapak bölgesinde koyuluk olabilir. Ya da yine göz altında, kemik yapısının geride olmasından kaynaklanan çukur şeklinde bir görüntü olabilir. Çukur ve morluğun birlikte olması bu bölgeyi daha koyu gösterir. Bazen göz altı kemik yapısı geride olduğundan orbita içindeki yağ paketleri görünür şekilde olabilir.

Bu kişiler hep “göz altım koyu renk, göz altlarım çökük” şeklinde bize başvurur. Ama tam olarak neden kaynaklı olduğunu bilemezler. Yani problemin göz çevresinde ki koyuluk mu, esmerlik mi, genetik bir yapı mı, kemik yapısının geride olmasından mı kaynaklanıyor, torbalanma mı var, bunu bilemezler. Sebep muayene sonrasında belli olur.

Göz altı morlukları nasıl geçer?

Yine 35 yaş altında, göz çevresinde, hem üst hem alt göz kapağında, aynı pandalarda olduğu gibi gözü çepeçevre kuşatan koyu renk söz konusu ise bu genetik bir şeydir. Orada ki orbikularis okuli dediğimiz göz kasının deriden görünmesi şeklindedir.

Zaten o kasın yerleşim yerinde bu koyuluk gözlenir. Genellikle deri incedir. O yüzden koyuluk gözlemlenir. Bunu tamamen yok etmek ne yazık ki mümkün değil. Lazer, mezoterapi yöntemleri, göz altı kremleri ile biraz açılabiliyor. Hatta hiç birşey yapmayıp dinlenilse de bu bölge biraz daha açılabiliyor. Ama sıfırlanması çok mümkün değil.

Işık dolgu ile göz altı morluk tedavisi

Bu hastalarda biz ne yapabiliyoruz? Eğer morlukla beraber göz altı bölgesinde çukurluk söz konusu ise o çukurluk bölgesine ışık dolgusu yapıyoruz. Bunu yaptığımız zaman çukurluk ortadan kalktığı için bu koyuluğun en yoğun kısmı ortadan kalkmış oluyor. Böylece sanki daha az koyuymuş gibi bir görüntü oluşuyor.

Bu da çoğu kişiyi rahatlatan bir görünüm sağlıyor, kişiyi daha dinlenmiş gibi gösteriyor. Göz altı ışık dolgusu kadınlarda, yüzü çok büyük değilse tek tüp yani 1 ml genellikle yeterli olur. Ama erkeklerde yüzleri tabiki kadınlardan daha büyük olduğu için bazen iki tüp dolgu gerekebilir.

Göz altı morluklarında yağ enjeksiyonu

Gelelim diğer durumlara; kemik yapısı dediğimiz bölüm, yanak ve maksilla kemiği yani üst çene bölgesindeki kemiklerin yapısal olarak geride olduğu durumlarda, alt göz kapağı bölgesinde çukur görüntü olabilir. Böyle bir durumda o bölge daha koyu renkte gözükür. Bu durumda kişide kilo kaybı, yorgunluk da varsa gerçekten çok bitkin, sağlıksız bir görüntüye yol açar. Eğer bu çukurluk çok fazlaysa ışık dolgu yeterli gelmez.

O durumda yağ enjeksiyonu yöntemi önemli bir alternatiftir. Böylece kemikteki eksikliği ortadan kaldırmış oluruz. Yağ enjeksiyonuyla ayrıca yağ hücrelerinin arasındaki kök hücreler de deriyi bir miktar besleyerek, göz altının daha sağlıklı görünmesini sağlayabilir.

Gözaltı morluklarına başka ne iyi gelir?

Çoğunlukla genetik olan gözaltı morluklarını arttıran bazı faktörlerdem söz etmiştik. Şimdi de iyi gelen bazı faktörlerden bahsedelim.

Aslında genel cilt bakımı ve vücut sağlığı kurallarına uymak gözaltı morluklarının oluşmasını da azaltacaktır. Çocukluktan itibaren düzenli ve dengeli beslenme, açık havada spor yapma, sigara ve alkolden uzak durma, düzenli uyuma, stresle mücadele çok işe yarar. Ayrıca cilt yapısına uygun göz altı kremleri buradaki cildi besleyerek dinç bir görüntü sağlar.

Göz altı torbaları tedavisi

Diyelim ki göz altında bu sefer torba var ama kişiler torbayı görmezler, torbanın dışındaki çukurlukları görürler. Bu durumda esas problem torbalardan kaynaklanan çıkıntılardır. Bu durumda da, hatta bazen daha erken yaşlarda 30-35 yaş arası alt göz kapağı estetiği yapılması gerekebilir. İlk etapta torbanın ortadan kaldırılması için işlem yapılır. Daha sonradan da eğer yine çukurluk olduğu düşünülüyorsa dolgu yada yağ enjeksiyonu gibi bir yöntem tercih edilir.

Gelelim 35 yaş üstüne. Bütün bu anlattığımız sıkıntılara 35 yaş üstünde, özellikle 40 yaş üstünde de rastlanabilir. Bu yaşlarda birde o bölgedeki kasın zayıflaması ve derinin bollaşması eklenir ki bu durumda göz altı koyuluğunu yok etmek için çok çok sınırlı vakalar ışık dolgu ya da yağ enjeksiyonundan fayda görür.

Çoğunda fayda göstermez. Bilakis durumu daha kötüleştirebilir. Deri bol olduğu, kas çok gevşek olduğu için göz altında aşırı bir doluluk yaratabilir. Çukuru doldurmak daha şiş bir görünüme neden olabilir. Bu durumda da yapılması gereken şey kesinlikle ilk etapta alt ve/veya üst göz kapağı estetiğidir.

Sonuç olarak: göz altı yüzün en önemli bölümlerinden biridir. Buradaki sorunlar kişiyi olduğundan daha yaşlı ve yorgun gösterebilir. Çoğu problemde çözüm ameliyatsız estetik yöntemlerle olmasına rağmen bazen alt ve/veya üst göz kapağı ameliyatı gerekebilir. Konuyla ilgili bilgi almak için bizi 0 212 2967878’den arayarak randevu alabilirsiniz.