Nazolabial kıvrımlar için uygulanan nazolabial dolgu nedir? Nazolabial dolgu ne zaman gerekir? İşte nazolabial dolgu hakkında bilinmesi gerekenler…

Nasolabial ne anlama geliyor?

Latincede naso burun, labial dudak demektir. Nasolabial ise burun- dudak arası çizgisi yani bizim bildiğimiz gülme çizgimiz anlamına gelir. Buradaki kasların yapışma yerlerinde deri ile olan irtibatında oluşan bir çizgi bu. Nasolabial çizgi yaşımız ilerledikçe derinleşmeye başlar. Gülmediğimiz zaman da orada çizgi görünümü olur. Bazı insanlarda da yüzünün yapısı, yüz şekli nedeniyle daha erken yaşlarda da orada çizgi olabilir. Bu çizginin derinleşmesi ve özellikle ağız kenarından aşağı doğru daha ilerlemesi kişiye yorgun, yaşından ileri bir görüntü verir.

Nasolabial çizgi neden derinleşir?

Nasolabial kıvrımlar iç yanakta yer alan kırışıklık formudur. Burnun altından ağzın kenarlarına kadar olan bölgede ortaya çıkar. Bu kırışıklıklar herkeste belli ölçüde bulunur ve yaşa, kolajen üretiminin azalmasına ve diğer faktörlere bağlı olarak daha derin hale gelir. Tabii ki bu durumun  asıl nedeni yüzdeki SMAS dokusunun yani yüzdeki kas ve sinirleri ihtiva eden bölümün sarkmasıdır.

Kronik güneş etkisi de ciltteki elastin ve kolajene ciddi ölçüde zarar verir ve bu durum da nazolabial kıvrımların daha belirgin hale gelmesine yol açar. Sigara ve alkol kullanımı ve uyku düzeni de nasolabial kıvrımları derinleştiren faktörlerdendir. Genellikle 35 40 yaşlarından sonra rahatsız etmeye başlar.

Nasolabial dolgu tedavisi nedir?

Nasolabial kıvrımları düzeltmek amacıyla bunu kesin olarak önleyebilecek tek şey cerrahi girişimdir ama bir süre cerrahiyi ertelemek isteriz. Genellikle 35-40 yaş civarında bir takım dolgu ya da yağ enjeksiyonu yöntemleriyle bunu gizlemeye çalışırız. Bu yaşlarda yapılan dolgularla o bölgeye biraz daha düz, biraz daha fresh görünüm vermek mümkündür. Yalnız bunu belli bir seviyeye kadar yapabiliriz. Eğer ki bu dediğimiz oluk ağız kenarından daha da aşağı inmişse, çene kenarında düzensizlik oluşursa, yapılan dolgu yeterli sonuç vermeyecektir. Bu da ameliyat gerekliliğini gösteren bir bulgudur. Genellikle 50 yaşlar sonrası ameliyat gerekir.

Nasolabial dolgu işlemi çok kısadır. Lokal anestezi ile yapılabilir. Çizgi derinliği hafifse, çok yüzeyelse ince dolgular, çizgiler derinse daha kalın dolgular tercih edilir. Eğer derinlik gerçekten çok fazlaysa o zaman da belki yağ enjeksiyonu daha uygun olacaktır. Çünkü dolgular 1 ml ya da 1.2 ml dir. Kişinin yüzünün büyüklüğü, erkek ya da kadın olmasına bakılarak dolgu miktarı belirlenir.

Bazı durumlarda sadece nasolabial bölgede derinleşme değil yanak bölgesinde de doku kaybı olabilir. Genellikle kilo kaybı olan kişilerde bu meydana gelir. O durumda aynı şekilde yanak bölgesinin, elmacık kemiği bölgesi ile birlikte nasolabial bölgenin desteklenmesi daha uygun olur. Bu durumda sadece nasolabiale yapılırsa yeterli sonuç vermez. Yüzdeki denge de bozulabilir. Onun için yüzdeki dengeyi üst yüzde daha fazla toparlamak amacıyla o bölgede dengeli bir şekilde dolgu dağılımı yapmak gerekir.

Nasolabial dolgu yüz bölgesindeki kırışıklıklar için enjeksiyon yöntemi ile cilde uygulanan bir tür tedavi yöntemidir. Nasolabial dolgu uygulaması yapılan bölgede ince çizgiler ve derin kırışıklıklar daha düz bir görünüme kavuşur. Cilde enjekte edilen sıvı, yaşa bağlı olarak miktarı azalan kolajen üretimini tetikler.

Hyaluronik asit

Nasolabial dolgu için kullanılan bileşen içerisinde hyaluronik asit bulunur. Hyaluronik asit cilt tarafından doğal olarak üretilir ve cildin nem dengesini korur. Eksikliğinde kırışıklıklar artar.Dolgu ile bu eksiği tamamlamak mümkündür.

Cilt için en uygun dolgu seçimi yapıldıktan sonra hyaluronik asit içerikli dolgu sıvısı direkt olarak nasolabial kıvrımların bulunduğu bölgeye enjekte edilir. Enjekte edilen dolgu zamanla yok olur. Nasolabial dolgunun etki süresi kişiye göre değişir, 12 ila 18 ay sürer, kalıcı bir uygulama değildir.

Nasolabial dolgu faydaları nelerdir?

Nasolabial dolgu uygulamasının faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Ciltte kolajen üretimini artırır
  • Ağız bölgesine hacim kazandırır
  • Cilde canlılık sağlar
  • Cildi yumuşatır ve daha düz bir görünüm kazandırır
  • Yan etkisi azdır
  • Uygulama hızlı sonuç verir
  • Uygulamanın ardından makyaj yapılabilir

Nasolabial dolgu ne zaman gerekir?

Nasolabial dolgu için uygun zaman kişinin cilt yapısına göre değişiklik gösterir. 25 yaş altındaki kişilerde cilt yapısı elastik ve sıkıdır. 25-35 yaş arasında ise göz etrafında ince çizgiler, mimiklere, kolajen üretimi miktarına, güneş ve diğer faktörlere bağlı olarak kırışıklıklar ve nasolabial kıvrımlar ortaya çıkar, sarkma başlayabilir. 35-45 yaşları arasında ise özellikle nasolabial kıvrımlar belirgin hale gelir, cilt elastik yapısını bir nebze daha kaybeder, boyun ve yüz bölgesinde sarkmalar oluşur. İlerleyen yaşlarda ise yaşlanma süreci ile doğru orantılı olarak kırışıklık ve ince çizgilerin görünümü artar.

Yukarıda yazılı süreçler kişiden kişiye göre değişiklik gösterse de genel olarak herkes için aynı işler. Bu sebeple nasolabial dolgu uygulaması için bir uzman görüşü alınmalı ve buna göre karar verilmelidir.

Nasolabial dolgu tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Nasolabial dolgu tedavisi, cerrahi müdahaleye göre daha az risk barındırdığı için en çok tercih ettiğimiz yöntemlerden birisidir. Yine de nasolabial dolgu tedavisinde kullanılan bileşenler bazı durumlarda hafif yan etkilere sebep olabilir. Yan etkiler birkaç gün içinde ortadan kalkar. Nasolabial dolgu tedavisinin ardından aşağıda yazılı durumlardan biri oluşursa doktorunuza başvurmanız gerekir:

  • Enjeksiyon yapılan bölgede morarma
  • Şişlik
  • Kızarma
  • Döküntü

Sonuç olarak; yüzün en ön bölgesinde yer alan gülme çizgilerindeki derinleşme kişiyi olduğundan yaşlı gösterebilir. Bu da mutsuzluk kaynağı olabilir. Dolgu veya yağ enjeksiyonu ile bu sorunu gidermek mümkün.Detaylı bilgi için bize 0 533 6921598’den ulaşabilir, 0 212 2967878’den randevu alabilirsiniz.

PAYLAŞ

SORU SOR

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.