Postür (Duruş) Bozuklukları ve Estetik Cerrahi Üzerine Etkisi

 Duruş bozukluklarının sağlıklı yaşam üzerine etkisini açıklayan zengin içerikli birçok yazı ve videoya sosyal medya aracılığıyla ulaşmanın mümkün olduğu günümüzde , basit bir vücut özelliği olarak yorumlanabilen “duruş şekli”, yaşam şeklimiz nedeniyle tedavi gerektirebilecek ölçüde sorunlu bir hal alabiliyor. Uzmanlar duruş bozukluğunun tespiti ve onarımı ile ilgili çok değerli paylaşımlar yapıyorlar. Biz bu paylaşımları ancak  duruş bozukluğunun sonuçlarıyla karşılaştığımızda ve hayat kalitemiz bozulduğunda dikkate  alıyoruz. Bu önemseme dönemi de birçoğumuz için son derece kısa oluyor. Çünkü düzenlilik ve süreklilik gerektiren tedavi yöntemlerini rutinimizin içine katmak bize zor geliyor.

Yaşamımıza fonksiyonel etkileri olan duruş bozuklukları, estetik cerrahi operasyonları sonrası iyileşme sürecine de etki ediyor ki bu yazıda kısaca bu konuya değinmeye çalışacağım. Bize estetik sıkıntılar ile başvuran hastaların çoğunluğu duruş bozukluğuna sahip olduklarından haberdar olmuyor , haberdar olanları da durumu çok umursamıyor veya estetik sorunlarına öncelik vermiş olmaları nedeniyle bu konuda harekete geçmemiş oluyorlar…  

Vücutta yapılan estetik işlemlerin çoğunluğu yumuşak dokular üzerinde olup iskelet sistemine müdahale yapılmasa da nihai sonda yapılan  işlem iskelet sistemi üzerinde duracaktır. İskelet sisteminde duruş bozukluğu varsa hastaya bu konu ile ilgili bilgilendirme ilk muayene ve ameliyat öncesi ölçü ve çizim işlemleri sırasında yapılır. Ameliyat bölgesi ile ilgili iyileşmenin en önemli kısmı gerçekleştiğinde , (Ameliyat içeriğine göre bu süre farklılık gösterebilir.) duruş ile ilgili sorunları düzeltmeye yönelik egzersizlere başlanılarak hem daha sağlıklı bir yaşama hem de estetik amaçlı daha iyi sonuçlara kavuşmak mümkün olur. Meme küçültme, liposuction, karın, kol ve bacak germe gibi taleplerle bize gelen hastaların sahip olduğu doku fazlalıkları , duruş düzeltme egzersizleri sırasında sıkıntı yaratacağından kanımca bu hastaların duruş düzeltmeye yönelik çalışmalara ameliyatlarından sonra başlamaları daha etkili olacaktır.

Meme büyütme ya da dikleştirme gibi işlemlerde ise ameliyat öncesi ya da sonrasında duruş düzeltme çalışmaları yapılabilir. Unutulmamalıdır ki duruş düzeltme egzersizleri devamlı tedavilerdir ve bu tedavilerin günlük rutinde yapılan değişikliklerle desteklenmesi  gerekir.

Masa başı çalışan kişilerin belirli aralıklarla kalkıp hareket etmesi, kısa esneme hareketleri yapması, çalışma alanlarının ofis ergonomisine uygun olması, telefon kullanımlarının azaltılması destekleyici rutinlere örnek gösterilebilir. 

Duruş bozukluklarının estetik işlemlerde doktor ve hastaya nasıl etkileri olduğunu postür bozukluklarını basitçe sınıflamanın ardından paylaşmak ideal olacaktır. Öncelikle omurgamızda doğal olarak kıvrımları gösteren bu şekilde boyun bölgesinde öne doğru, sırtta hafif geriye doğru, belde tekrar öne doğru ve kalça bölgesinde tekrar geriye doğru duruş olduğunu görüyoruz. (Şekil 1)

Yandan bakıldığında S şeklinde bir görünen omurgadaki bu açılanmaların artması ve azalması duruş bozukluklarına yol açar. Duruş bozuklukları iskelete yapışan kaslarda ve kemik yapıda problemlere yol açarak ağrı ve hareket kısıtlamalarıyla günlük hayatımızı negatif yönde etkiler. 

Omurgamızın yandan görünümü
Şekil 1 : Omurgamızın yandan görünümü

Duruş bozukluklarını 3 ana sınıfta toplayabiliriz. 

1.Lordozis

2.Kifozis

3.Skolyozis

Lordozis

 Lordoz her insanda bel kısmında öne doğru olan eğriliğe verilen isimdir. Bu eğriliğin artması sonucu lordozis oluşur. Anterior pelvik tilt bu duruma yol açan en yaygın mekanik nedendir. Pelvis öne doğru eğildiği için dengeyi sağlamak amacıyla bel kavisi öne doğru artar. Bu kişilerde karın kasları zayıftır. Kalça fleksörleri (iliopsoas)ve bel kasları kısalmıştır. (Şekil 2)

Omurgadaki duruş bozuklukları
Şekil 2: Omurgadaki duruş bozuklukları

 

Bu duruş bozukluğuna sahip olan kişilerde doğum sonrası ya da kilo verme sonrası karında oluşan sorunlar farklı şekilde gelişir. Karın duvarı, kasların zayıflığı nedeniyle daha önde durur. Normalde kilo veren birçok kişide gördüğümüz alt karındaki deri bolluğu ya hiç yoktur ya da daha az miktardadır. Bu kişilerde karın germe işlemi sırasında yapılan liposuction, karın kaslarının plikasyon ile daraltılması işlemi gövdede çepeçevre azalmayı sağlar. Ancak duruş bozukluğu nedeniyle karnın önde duruşunu düzeltmez. Bunun için duruş bozukluğu düzeltecek egzersizlere ihtiyaç vardır.  

Kifozis

 Omurgamızın sırt bölgesinde doğal olarak arkaya doğru eğim vardır. Normalde olan bu eğimin arkaya doğru artışına kifozis (kamburluk) denir. Bu durum posterior pelvik tiltin yol açtığı bir durumdur. Pelvis açısının arkaya doğru olması beli düzleştirir. Buna karşı omurga dengeyi sağlamak için sırt kifozunu arttırır. Arka bacak kasları (hamstrig) kısalmıştır. Popo daha basık görünümlüdür. Sırt yuvarlaklaşırken bel düzleşir. (Şekil 2)

Bu tip duruş bozukluğu olan kişilerde göğüsler normalde olduğundan daha sarkık görünebilir. Meme dikleştirme sonrası duruş bozukluğunun da düzeltilmesi önerilmelidir. Meme büyütme yapılacak ise daha küçük silikonlar tercih edilirse daha olumlu sonuçlar elde edilir. Meme küçültme de postür düzeltme işlemlerine büyük katkı sağlar. Karın germe planlanırken üst karın ve alt karın arasındaki orantısızlık dikkate alınarak işlemin tayin edilmesi önem arz eder. 

 Skolyozis

 Omurganın önden bakıldığında yanlara doğru eğrilik göstermesidir. Bu eğriliğin düzeyi ve açısı kişiden kişiye değişiklik gösterir. (Şekil 3)

Skolyozis
Şekil 3: Skolyozis

Çok ağır formları çocuk yaşlarda uzun soluklu tedaviler gerektirir. Ancak hafif formları ise çoğunlukla tanı ve tedaviden mahrum kalır. Gelişme döneminde tek taraflı çanta taşıma bile buna neden olabilir. Biz, hafif formlarına ameliyat çizimleri yaparken gerçekleştirdiğimiz ölçü ve değerlendirmeler sırasında rastlarız. Genellikle tek omuz daha aşağıda ve yana doğru geniş olur. Bu da memelerin göğüs kafesinde farklı yükseklik ve genişlikte olmalarına neden olabilir. (Şekil 4)

Skolyozisde meme anatomisine örnek
Şekil 4: Skolyozisde meme anatomisine örnek

 

Bel, kalça bölgesinde yağlanma oranları ve seviyeleri farklı olabilir. Bu örnekleri genişletmek mümkündür. Çizimler ayakta yapıldıktan sonra ameliyat masasında vücuda uygun duruş verilerek yapılan çizimler gözden geçirilerek olabilecek en iyi planma bu şekilde sağlanabilir.

 

Estetik cerrahide yumuşak dokuya ait işlemler yapılırken iskelet yapıdaki problemler dikkate alınmalı ve hastaya bu konuda bilgilendirme yapılmalıdır. Sonuçların daha olumlu olmasına yönelik doğru yönlendirmeler yapılmalıdır. 

 

 

SORU SOR

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.