Ameliyatsız estetik videoları

Botoks hangi bölgelere uygulanır ?

Botoksu ben yüzyılımızın icatlarından biri olarak kabul ediyorum. Çünkü uzun bir süre bayanları idare ettiriyor, bir takım cerrahi girişimlerden uzaklaştırmış oluyor. Hele hele açık tenliyseniz ve çok mimikliyseniz, ince çizgiler çok küçük yaşlarda oluşmaya başlıyor ve bunlar bizi yaşımızdan daha büyük, daha yorgun gösteriyor.

Kaş çatıldığı zaman ortada bazı çizgiler oluşur. Bazı insanlarda mesela iki olur bazen dört olur. Ne yazık ki bazı insanlar konuşurken kaşlarını istemsiz olarak çatıyorlar. O zaman çizgiler daha erken oluşmaya başlıyor. O yüzden belli bir yaşta botoksa başlanmalı. Çok gülen kişilerde, gülme çizgileri yaşına göre biraz önde gidiyor. Bu gülme çizgilerine daha erken yaşta müdahale edilmesi gerekir. Çünkü kalıcı çizgi, gülmediği zaman da görülür hale gelir. 30’u geçtikten sonra onlar daha derinleşir. 30’a doğru bir şeyler yaptırdığı zaman bu çizgilerin derinleşmemesi mümkün olabilir.

Botoks üst yüz bölgesinde çok etkili bir yöntem. Dudakta da uyguladığımız oluyor ama ben pek tercih etmiyorum. Daha ileri yaşlarda bazen dudak çizgileri oluyor onlara uyguluyoruz. Eğer çizgi elimizle düzeltemiyorsak botoks bir işe yaramaz. Eğer elle düzeltilebilir bir çizgiyse dudaktaki, o zaman botoksla açılabilir. Dudakta zaten birkaç şey kombine ediyoruz, o ayrı bir konu.

Botoks en çok üst yüzde, kaş düşüklüğündeki kaş kaldırma işleminde işe yarar. Etki şu şekilde; derinliğin azalması ve kaşların hafif kalkması. Alın çizgileri bazen daha erken yaşlarda oluşmaya başlıyor. Bunlar derinleştiği zaman hiç oynatmazken bile orada bir kırışıklık oluşuyor, o da yorgun gösteriyor. O zaman da işte bu bölgeye botoks uyguluyoruz.

Kaş arası, alın, göz çevresi en fazla uyguladığımız yer. Çok nadir olarak burunda, burun düşüklüğü için yapıyoruz. Bazı insanlar konuşurken burnu oynar aşağı doğru. Burada özel bir kasımız var. İşte o kasın çalışmasını azaltmak için botoks kullanabiliyoruz. Burnun daha havada durmasını sağlıyor ama çok seçili hastalarda yapabiliyoruz. Bunu bir mucize olarak kabul etmemek gerekiyor.

Yüze yağ ve dolgu enjeksiyonu?

Yaşımız ilerledikçe yüzümüzde bir takım değişiklikler oluyor. Mesela 40 50 yaş arası bir bayanda ne oluyor göz çevresinde? Bir takım problemler oluyor, çizgiler gözün altına doğru biraz daha çukurlaşma, ağız kenarındaki çizgilerin belirginleşmesi, yanağın volümünün  kaybı, çene kenarında deri bollukları oluşması. Bunlar tabi çeşitli yaştaki bayanları zaman içinde tedirgin etmeye başlıyor.

Bizim en sık yaptığımız cerrahi dışı tedaviler: mesela ofis ortamında yaptığımız dolgu işlemleri. Bu dolgu işlemleri çok fazla miktarda bölgeye gerektiği zaman hem maliyeti kurtarmak, hem de esas eksilen dokuyu yani yağ dokusunu yerine koymak amacıyla eğer kişinin de yeterli vücudunda yağ dokusu varsa yağ enjeksiyonu yapılabilir. Genç yaşta bir bayana yüz germe ameliyatı önermeyiz. O yüzden daha çok orta yüz üst yüzün belirginliğini arttırmak için, üçgen görüntü verebilmek için yanak bölgesi daha belirginleştirmeye çalışırız. Buradaki bu derin çizgiyi kaybetmeye çalışırız. Bunun da en güzel yolu, burada kaybolan doku deri altı yağ dokusudur, bunu yerine koymaktır. Eğer yeterli karın ya da bel bölgesinde yağ dokusu varsa ki bazen çok çok aşırı zayıf insanlar olabiliyor, o zaman mecburen dolguları kullanıyoruz.

Temporal bölge dediğimiz, elmacık kemiğinin oluşturduğu bölge, gözün kenarında kalan bölgede de çukurluk olabiliyor. Gülme çizgilerinin oluşturduğu bölgeye yağ enjeksiyonu yaptığımızda burası belirginleşir. Böylece alt taraftaki bu deri bolluğu yukarıya doğru çekilmiş olur. Yine bu kaş kemerinin yanındaki çukur doldurulduğunda yüz yukarıya doğru itilmiş olur. Tabi ağız kenarındaki çizgilere uygulandığında burayı inanılmaz değiştiriyor, hemen de kendini gösteriyor. Daha düzgün görüneceğinden, yani istirahat pozisyonunda, gülmediği zaman belirgin görünmeyeceğinden daha sağlıklı bir görünüme kavuşmak mümkündür. Bu uygulamaları genellikle çene çizgisi ve gıdı bölgesindeki aşırı bir sarkma yoksa, böyle bir durumda bir yağ enjeksiyonu yapılabilir ama buradaki sarkma aşırıysa, gıdı altındada sarkma varsa, bu sadece yağ enjeksiyonuyla düzeltilebilecek bir şey değildir. O zaman yüz germe tekniklerinden de yararlanmamız gerekir.

Bazen çok zayıf hastalar geliyor. O zaman yağ değil, dolguları kullanıyoruz. Çeşitli kalınlıkta dolgularımız var. Yine yağ kadar olmasa da ona yakın miktarlarda, genellikle böyle fan şeklinde uygulamalarla bu bölgedeki yastıkcıkları destekleyebiliyoruz. Dolgu olarak uygulamalar yaklaşık 10-15 dakika içinde bitiyor. Kişiyi günlük hayatından daha az uzaklaştırıyor. Biraz şişme olabilir, ama aşırı değil.

Yağ enjeksiyonu küçük bir bölgeye yapılacaksa lokal anestezi ile yapılabilir, onda bir sıkıntı yok ama bütün yüz bölgesine yapılacaksa o zaman benim tercihim hastanın uyuması. Yani derin bir sedasyon yani sakinleştirici etkisi altında olması daha rahat bir uygulama sağlar. Bu da yarım saat 45 dakika içinde yani en fazla 1 saat içinde diyelim biten bir işlem. Gece yatış gerektirmez fakat yağ enjeksiyonu sonrası tabi yüzde dolguya nazaran biraz daha fazla bir şişme olacaktır. Çünkü daha fazla doku transferi yapılmaktadır. O yüzden bir hafta kadar evde görsel açıdan istirahat edilmesi uygun olabilir. Ama onun dışında günlük hayatını etkileyen bir durum yaratmaz.

Bunların ne kadar gideceği hep sorulur. Yağ enjeksiyonları genellikle iki ile beş yıla kadar gider. Süre kişiden kişiye değişir ve dolgularda genellikle 18 ay kadar gider. Bu gidiş süresi kişinin yaşı, kullanılan dolgunun kalınlığı, verilen yağın miktarı gibi şeylerden de etkilenmektedir. Tekrar tekrar yapılmasının herhangi bir zararı da yoktur.